Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), nisan ayına ilişkin Para Politikası Kurulu toplantısının özet raporunu yayımladı. Raporda, politika faizinin yüzde 37 seviyesinde sabit tutulduğu belirtilirken, öncü verilerin nisan ayında tüketici fiyatlarının özellikle enerji ve gıda fiyatlarından etkileneceğini, genel enflasyon eğiliminin ise bir miktar artış göstereceğini işaret ettiği vurgulandı.
Merkez Bankası, yurt içinde enerji fiyatları üzerinde doğalgaz ve elektrik zamlarının etkisinin hissedildiğine dikkat çekti. Ayrıca, jeopolitik gelişmeler doğrultusunda petrol fiyatlarının yükselişinin akaryakıt fiyatlarını da etkilemeye devam ettiğini ifade etti.
Enerji ve gıda fiyatlarındaki yukarı yönlü baskılar dikkat çekiyor. TCMB, doğalgazda uygulanan kademeli fiyatlandırma sistemine atıfta bulunarak, yüksek tüketim yapan hanelerin daha fazla ödeyerek nisan ayında konutlara yönelik doğalgaz fiyatlarında belirgin artışların gözlemlendiğini belirtti. Akaryakıt fiyatlarındaki artışın da sürmesi, genel fiyat seviyelerini etkiliyor. Gıda fiyatlarında ise özellikle işlenmemiş grupta sebze ve et fiyatları artış gösterdi. İşlenmiş gıda sektöründe ise ekmek fiyatlarındaki yükseliş öne çıkıyor.
Akaryakıt fiyatlarının artışı, hizmet sektöründe özellikle havayolu taşımacılığında fiyat artışlarına neden oldu. Temel mal grubunda ise yeni sezonun başlamasıyla birlikte giyim ve ayakkabı fiyatlarında mevsimsel artışlar gözlemlendi. Dayanıklı tüketim mallarında ise mobilya ve beyaz eşyadaki fiyat artışlarının yanı sıra otomotiv sektöründeki indirim kampanyalarının etkisiyle aylık enflasyonun daha ılımlı bir seyir izlediği kaydedildi.
TCMB, emtia fiyatlarındaki dalgalanma ve arz kısıtlarının enflasyon görünümünde belirsizlik yarattığını vurguladı. Yapılan açıklamada, yurt içindeki enerji fiyatlarının maliyet kanalı aracılığıyla enflasyon üzerindeki etkilerinin dikkatle takip edileceği ifade edildi.
Merkez Bankası, fiyat istikrarı sağlanana dek sıkı para politikası duruşunu sürdüreceğini yineledi. Özette, sıkı para politikasının talep, döviz kuru ve beklentiler aracılığıyla dezenflasyon sürecini destekleyeceği, enflasyon görünümünde kalıcı bir bozulma yaşanması durumunda para politikasının daha da sıkılaştırılabileceği belirtildi.