
Valonya’da uzun yıllar boyunca çok sayıda kömür madeni faaliyet gösterdi. Günümüze ise Grand-Hornu, Bois-du-Luc, Bois du Cazier ve Blegny-Mine ulaşmayı başardı. Bu dört maden, Sanayi Devrimi’nin en önemli tanıkları arasında gösteriliyor.
MADENLERİN ETRAFINDA ŞEHİRLER KURULDU
Bu madenler sadece kömür çıkarılan alanlardan ibaret değildi. İşçiler için inşa edilen konutlar, atölyeler, depolar, idari binalar, okullar ve sosyal tesislerle birlikte kendi yaşam düzenini oluşturan sanayi yerleşimlerine dönüştü. Üretilen kömür, demir-çelik fabrikalarından cam ve makine sanayisine kadar birçok sektörün büyümesini sağladı. Valonya da bu sayede 19. yüzyılda Avrupa’nın en önemli sanayi bölgelerinden biri haline geldi.
Özellikle Grand-Hornu, planlı işçi yerleşimi ve sanayi yapılarıyla 19. yüzyılın en dikkat çekici projelerinden biri olarak öne çıkarken, Bois-du-Luc ise Avrupa’nın en eski kömür işletmelerinden biri olarak madencilik tarihindeki yerini koruyor.

BÜYÜK MADEN FACİASININ DA TANIĞI OLDU
Dört maden sahasından biri olan Bois du Cazier, 1956 yılında yaşanan büyük maden faciasıyla hafızalara kazındı. Çıkan yangın sonucu çoğu İtalyan göçmen işçi olmak üzere 262 madenci yaşamını yitirdi. Kaza, Avrupa’da iş güvenliği kurallarının yeniden ele alınmasına neden olan dönüm noktalarından biri olarak kabul ediliyor.
Sanayi tarihindeki önemleri nedeniyle bu dört maden sahası, 2012 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alındı. Günümüzde müze olarak ziyaret edilebilen alanlar, Sanayi Devrimi’nin Avrupa’da bıraktığı izleri en iyi yansıtan miraslardan biri olarak kabul ediliyor.

